Dünya kuru kayısı başkenti
Malatya’da bahar rüzgarlarıyla birlikte başlayan "zirai don" kabusu, bir kez daha binlerce ailenin uykusunu kaçırıyor. Ancak bu yıl yükselen sesler sadece doğaya değil, akademik dünyanın vurdumduymazlığına karşı bir isyana dönüşmüş durumda. On binlerce ailenin ekmek kapısı olan kayısı bahçeleri don riskiyle titrerken, üniversite koridorlarında "bilim insanı" sıfatıyla boy gösterenlerin sadece seyirci kalması sabırları taşırdı.
Bilim Nerede, Çözüm Nerede?
Ziraat fakültelerinde, laboratuvar konforunda ağaçlar üzerinde deneme yapan, hastalık tanımı koymaktan öteye geçemeyen öğretim üyeleri; ne hikmetse çözüm noktasında "don uyarısı" yapmaktan ve etkisiz ilaç tavsiyelerinde bulunmaktan başka bir varlık gösteremiyor. Her yıl aynı nakaratı tekrarlayan, "Kayısılar dondu, çiçekler yandı" diyerek adeta felaket tellallığına soyunan sözde bilim çevreleri, neden bu ağaçların erken uyanmasını engelleyecek, doğanın bu sert yüzüne karşı kalıcı bir "uyutma" ya da "koruma" projesi geliştiremiyor?
60 Bin Ailenin Kaderi "Gece Nöbetine" mi Emanet?
Malatya, Elazığ ve Sivas genelinde yaklaşık 60 bin ailenin geçim kaynağı olan, dünya kuru kayısı ihtiyacının %80-%85 gibi devasa bir oranını karşılayan bu stratejik ürün, neden hala bilimsel bir kalkanla korunmuyor? Tarım ve Orman İl Müdürlüğü kalite kontrol süreçlerini yönetedursun; asıl soru, akademik kürsüleri işgal edenlerin neden hala bir "arpa boyu" yol alamadığıdır.
Sert Sorular, Ağır Gerçekler:
Deneme Tahtası mı? Üniversitelerdeki ziraat uzmanları, kayısı ağaçlarını sadece makale yazmak için kullanılan birer laboratuvar objesi olarak mı görüyor?
İlaç Lobisi mi, Bilim mi? Don olayından sonra "şu ilacı kullanın, bu gübreyi atın" diyen zihniyet, neden ağaçların donmasını en baştan engelleyecek biyolojik ya da teknik devrimlere imza atmıyor?
Akademik Atalet: Uzmanlar sadece meteorolojik verileri okuyup çiftçiyi "tedbir almaya" davet edecekse, üreticinin bu unvanlı isimlere ne ihtiyacı var?
Malatya çiftçisi, baharın gelişini bayram tadında yaşamak yerine, "bilimsel körlük" yüzünden her gece don nöbeti tutmaya mahkum ediliyor. İhracatçısından borsasına, yerel üreticisinden dünya genelindeki alıcılara kadar tüm sektörün gözü Malatya üzerindeyken; bilim dünyasının bu "seyirci" tutumu, kayısı ağaçlarından daha fazla donmuş görünüyor.
Artık sadece uyarı değil, icraat bekleniyor. Aksi takdirde, dökülen sadece kayısı çiçekleri değil, bilimin bu şehre olan borcu olacaktır.
